Obezite Cerrahi Tedavisi

Obezite cerrahi tedavisi temel olarak ikiye ayrılır.  Ülkemizde en yaygın olarak kullanılan yöntem bariyatrik cerrahi olarak tabir edilen cerrahi operasyondur. Bariyatrik cerrahide amaç vücuda giren besinlerin ve alınan enerjinin azaltılmasına yöneliktir. Alınan gıdaların sindirim işlemi mide ve bağırsağın üst kısmında gerçekleştirilir. Burada gıdalar parçalanarak vücut tarafından emilebilir hale gelirler. Bağırsağın altındaki bölümlerde emilen maddelerin kana karışması işlemleri gerçekleşmektedir.

Genel olarak mide küçültme ameliyatı midenin küçültülmesi esasına dayanmaktadır. Bu sayede alınan gıdaların miktarının azalması
hedeflenmektedir. Obezite cerrahi tedavisi, midenin küçültülmesinin yanında ek olarak gerek duyulursa bağırsaklar arasındaki yolların değiştirilmesi ve bağırsakların bir kısmının alınarak kısaltılmasını da kapsar. Bu sayede vücuda giren besinlerden alınan enerji miktarı bağırsaklar kısalacağı için azalacaktır. Bu iki işlem ayrı ayrı yapılacağı gibi gerek duyulursa iki işlemde aynı anda yapılabilir. Bu kararı obezite cerrahınız gerekli muayene ve tetkikleri yaptıktan sonra sizlere önerecektir.

 

Obezite cerrahi tedavisi kısaca midenin küçültülerek alınacak gıda miktarının zorunlu olarak azaltılması ve bağırsakların yerlerinin değiştirilmesi, kısaltılması ile birlikte sindirim ve emilim sisteminin kısaltılması diyebiliriz. Mide küçültme ameliyatı sonrasında sindirim sisteminizde oluşacak değişiklikler, beyninizde ve diğer organlarda birçok enzimi ve hormonu etkilemektedir. Açlık hissi ve beslenme ile alakalı bütün dinamikler daha sağlıklı ve düzenli çalışma sağlayacaktır. Bu sayede kendinize olan güveniniz artacak ve psikolojik olarak da rahatlamış olacaksınız.

 

İlk obezite cerrahi tedavisi 1960 lı yıllarda yapıldığı rapor edilmiştir. Bu dönemlerde yapılan operasyonlarda midenin bir kısmı kısmen alınır, kalan kısım bantlanarak sıkıştırılır ve böylece alınan gıda miktarı azaltılırdı.  Açık yöntemle yapılan bu cerrahi operasyonlarda karın ön duvarı açılarak ameliyat yapılırdı. Bu ameliyatın yarattığı
zorluklar ve ameliyat sonrası oluşan ciddi komplikasyonlar nedeniyle açık ameliyat yaygınlaşmamıştır. 1980 li yıllarda laparoskopik(kapalı) cerrahinin gelişmesi ile birlikte 1983 yılında ilk obezite tedavisi kapalı olarak yapılmıştır. 1995 yılında Fransa’da hekimler mide kelepçesi ameliyatlarını başarılı bir şekilde yapmaya başlamışlardır. Mide Bypass ameliyatları ise 1998 yılında ABD hastalarda rutin olarak kullanılan bir cerrahi yöntem halini almıştır.

Obezite (Şişmanlık) Hastalığının Getirdiği Riskler

  • Yüksek tansiyon
  • Kalp ve Damar Hastalıkları
  • Kan Basıncının Yükselmesi
  • Kan Yağlarının Yükselmesi
  • Damar Sertliği
  • Damar Tıkanıklığı
  • Kolesterol
  • Şeker Hastalığı

Gibi hastalıkların dışında birçok hastalığı da tetiklediği bilinmektedir. Kanser gibi hastalıkların oluşma riskini de arttırmaktadır. Yukarıdaki hastalıkların dışında sizi fiziksel olarak da etkiledi
ği için birçok aktiviteden geri kalmanıza ve asosyal olmanıza neden olmaktadır. Tedavi olmak için geç kalmış sayılmazsınız.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: